Anayurt Gazetesi
  • Dolar
    3,5224
    Dolar
  • Euro
    4,1480
    Euro
  • Altın
    145,424
    Altın
  • Bist-100
    107,202
    Bist-100
  • ADANA
    25/32°
    ADANA
  • ANKARA
    17/31°
    ANKARA
  • ANTALYA
    23/32°
    ANTALYA
  • BURSA
    16/28°
    BURSA
  • ISTANBUL
    22/30°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    25/37°
    IZMIR
  • KONYA
    21/31°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA TÜRKİYE DIŞ HABERLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT GÜNCEL-DİZİ DİĞER FOTO GALERİ WEB TV YAZARLAR
Yüz binlerce balık telef oldu
Yüz binlerce balık telef oldu
CHP'ye haciz şoku
CHP'ye haciz şoku
Alperen’in anaokulu süresiz kapatıldı
Alperen’in anaokulu süresiz kapatıldı
Selimiye Kışlası restore edilecek
Selimiye Kışlası restore edilecek

İbrahim TIĞ

“Eleştiride vicdan”
20 Haziran 2017 Salı

Edebiyat özgürleştirir insanı, yürekleri yumuşatır, başkalarının acısını da anlamayı sağlar. Hani bir söz vardır ya “Gülersen Dünya da seninle güler, ağlarsan tek başına ağlarsın” diye.

İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nda, Uluslararası PEN Türkiye Merkezi'nin standında Halil İbrahim Özcan’la birlikte otururken, Murat Belge geldi yanımıza. Onun yazdığı “Küller Arasında Haçin”  adlı romanı hakkında “Edebiyatta Ermeniler” kitabında söz ettiğini ikimiz de biliyorduk.

Yazı dünyasına bir edebiyatçı olarak başlayan Murat değişik eleştirel disiplin ve okulların yöntemlerinden yararlanarak oluşturduğu bir eleştiri anlayışıyla oluşturduğu eleştiri yazılarını hep dikkatle okurdum

Murat Belge, Halil İbrahim Özcan’a dönerek; “Halil İbrahim, herkes yazmış, işlemiş ‘Ermeni’ temasını kitaplarında. Ermenileri, aşçı, konak uşağı, fahişe, şarkıcı, randevu evi ya da işsiz güçsüz ayak takımının gittiği meyhane işletmecisi yaparak aşağılamış ama senin ‘Küller Arasında’yı çok sevdim. Çünkü objektif olmuş ve gerçekleri yansıtmış, her iki tarafı da ne överek ne de yererek tarafsız bir bakış açısıyla ortaya koymuşsun. Beğenerek okudum” dediğinde düşünmeye başlamıştım.

Sonra, bana yeni çıkan Edebiyatta Ermeniler kitabını imzalayıp vermişti. Kitabı büyük bir merak içinde okumuştum. Murat Belge şimdiye kadar edebiyatımızda yapılmayan araştırma ve incelemesiyle Ermenilerin, Türk edebiyatına nasıl girdiğini gözler önüne seriyordu. Belge, edebiyatımızda Ermenileri konu alan 50’ye yakın kitabı büyük bir duyarlılıkla incelemiş ve sonuç olarak da, söz konusu kitaplarda onların aşağılandığını, horlandığını ve onları olmaz işlerin kahramanı yaptıklarını saptamıştı.

Peki hiç mi yok Ermeniler üzerine gerçekçi olan yazarlar? Elbette var. Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı, Büyük Mal romanlarında Ermeni kıyımı vardır. Devlet Ana’sında olumlu bir Ermeni tipi yaratmıştır. Yaşar Kemal Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yağmurcuk Kuşu eserlerinde Ermenilerin kaçışını, bozguna uğratıldığını ve zulüm gördüğünü anlatır. Orhan Kemal ise Ermeni Tehciri’nin nasıl bir el koyarak birikim süreci anlamına geldiği, Kanlı Topraklar’ın ana karakterlerinden Nedim Ağa’nın fabrika sahipliğinde simgelenmiştir. Halil İbrahim Özcan’ın Küller Arasında, önce sürgün edilen Ermenilerin sonra da döndüklerinde yaşadıkları hüzünleri ve bunun yanında Ermeni ve Türk halklarının bin yıllık kardeşlik duygusuyla kaleme almış. Kısacası her iki tarafı da tarafsız bir bakış açısıyla kaleme almış. Vedat Türkali’nin Kayıp Romanlar’ın da da bir nesnellik göze çarpar.

Murat Belge, konuya bakış açısını da kitabın 11.sayfasında şöyle ortaya koyuyor: “Çeşitli toplantılarda söylediğim bir şey var: Bu ülkede, başta 1915, Ermenilerin uğradığı kötü muamele çok üzülmekle birlikte bunlardan ben sorumlu değilim, kendimi suçlu hissetmiyorum. Ama bunlar benim yaşamakta olduğum ülkede cereyan etmiş olaylar ve bu ülke bugün resmi             düzeyde bunların olmadığını iddia ediyor, olduğunu söyleyenleri iftira atmakla suçluyor ve resmi olmayan belirli kesimlerde de bu sözler destek buluyor. İşte bundan sorumluyum. 1915’te hayatta olmadığım için onu engellemek üzere bir şey yapamazdım ama şimdi hayattayım ve bu tavra karşı mücadele edebilirim. Elimden geldiği, aklımın erdiği ve bilgimin yettiği kadar, ediyorum da.”

Yazı, tarihin yüzleşen ağır zamanlarından geriye kalan cümlelerinizle bıraktığı yerde vicdandır. Yeter ki siz ne vicdanınız ne de hayallerinizi karartmadan baktığınız gökyüzünün o engin ufkunda yüreğinizin sesini dinleyin.

Bazen sesler uzaktan gelebilirler, ay ışığının ördüğü mehtaplı bir gecede ya da karanlık tipili bir günde.  Aldırmayın siz ve açık, derin soğuk gecelerde bile yüreğinizin sesiyle dünyaya gülen sonsuz cümlelerle dost olmayı ardınızda bırakmayın. İntikam, kin, keskin acıların yaşandığı dünyamızda, boş ufuklara kanmayın.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANAYURT GAZETESİ
YAZARLAR
Şenol ATEŞ
Şenol ATEŞ
Akit’leşen Aydınlık (!)
İlyas ÖZDEMİR
İlyas ÖZDEMİR
Daha ne zaman ders alacağız?
İbrahim TIĞ
İbrahim TIĞ
Kültür mü?
Cahit AKMAN
Cahit AKMAN
Umut ve siyaset gerçeği
Orhan SELEN
Orhan SELEN
Başka Tanrı’ya mı inanıyorlar?
Mustafa BALKIZ
Mustafa BALKIZ
Onbeş yılda emekli olmanın koşulları var
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA ANAYURT GAZETESİ
TWITTER'DA ANAYURT GAZETESİ
ARŞİV
Ana Sayfa Türkiye Dış Haberler Ekonomi Spor Magazin Kültür-Sanat Güncel-Dizi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim KünyeReklam FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva